Dünyayı Şaşırtan Süper Mecha izlerken o anki şaşkınlığı iliklerime kadar hissettim. Pembe ışıklar altında sıradan bir dükkanın nasıl bir savaş alanına dönüştüğünü görmek inanılmazdı. Karakterlerin yüz ifadelerindeki o donup kalma hali, izleyiciyi de gerilimin içine çekiyor. Sanki ben de oradaymışım gibi nefesimi tuttum.
Bu kısa filmde teknoloji ile insan duyguları arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Dünyayı Şaşırtan Süper Mecha sahnesindeki robotun gözlerindeki elektrik işaretleri, sanki onun da bir kalbi varmış gibi hissettirdi. Polislerin şaşkın bakışları ise bizim de içimizdeki merakı yansıtıyor. Her detay özenle işlenmiş.
Başta komik sanıyordum ama Dünyayı Şaşırtan Süper Mecha sahnesi gelince tüylerim diken diken oldu. O siyah zırhlı kadının duruşu, etrafındaki pembe atmosferle tezat oluşturuyor. İzlerken hem gülüyor hem de geriliyorsunuz. Bu ikilem beni ekrana kilitlemeyi başardı.
Pembe tonlarının bu kadar yoğun kullanıldığı bir yapımda gerilimi bu kadar iyi hissettirmek büyük başarı. Dünyayı Şaşırtan Süper Mecha sahnesindeki ışık oyunları, karakterlerin ruh halini yansıtıyor. Özellikle robotun ortaya çıkışıyla birlikte renklerin anlamı değişiyor. Görsel bir şölen.
Dünyayı Şaşırtan Süper Mecha sahnesinde kimse bağırıyor ama herkesin yüzünde bir çığlık var. Polislerin donmuş ifadeleri, genç adamın ter içinde kalışı, hepsi sessizce bağırıyor. Bu sessizlik, en yüksek sesli sahnelerden daha etkileyici. İzlerken içim sıkıştı.