Cao Zheng'in adamları aşağıda bağırıp çağırırken, Ye Feng'in sakinliği gerçekten ürkütücü. Sanki her şeyi önceden planlamış gibi. Özellikle Gu Luan'ın başvuru formunu yırtma tehdidi, olayı kişisel bir düelloya dönüştürdü. Bu dizideki psikolojik savaşlar, fiziksel kavgalardan çok daha etkileyici. Netshort'ta böyle sahneler bağımlılık yapıyor.
O kağıttaki kan lekesi ve 'Gu Luan' ismi... Arkada ne büyük bir komplo dönüyor acaba? Ye Feng'in çalışma grubuna girmek isteyen birini hedef tahtasına koymaları, okul hiyerarşisinin ne kadar acımasız olduğunu gösteriyor. (Dublajlı) Okulun Kralı'nın bu bölümü, izleyiciyi sürekli 'sonra ne olacak' diye merak ettiriyor.
Yu Zeyuan'ın Cao Zheng'in beyni olarak anılması ve olayların arkasındaki stratejist olması çok ilginç. Ye Feng ile olan ilişkisi de ayrı bir merak konusu. Aşağıdaki kaosun ortasında bile bu ikilinin penceredeki duruşu, sanki bir satranç oyununu yönetiyormuş hissi veriyor. Karakter derinliği harika!
Kütüphane sahnesindeki o gergin sessizlik, dışarıdaki bağrışmalardan çok daha fazla geriliyordu. Ye Feng'in 'Çabuk dışarı çık!' emri ve ardından gelen o tehditkar gülüşler... (Dublajlı) Okulun Kralı, okul hayatının masum yüzünün arkasındaki karanlık güç mücadelelerini çok iyi yansıtıyor. Her sahne ayrı bir sürpriz!
Ye Feng'in o soğukkanlı duruşu beni benden aldı. Aşağıdaki kalabalık ne kadar bağırırsa bağırsın, o sadece pencereden bakıp durumu kontrol ediyor. (Dublajlı) Okulun Kralı izlerken bu tür güç gösterilerinin aslında ne kadar zekice kurgulandığını fark ettim. Kanlı kağıt sahnesi tam bir gerilim bombasıydı!