Başlangıçta her şey çok romantikti. Kırmızı elbiseli güzel ile beyaz ceketli yakışıklı arasındaki kimya harikaydı. Ayılmanın Hikâyesi bu sahnelerle kalbimi çaldı. Ama Fiona gelince işler değişti. İçkiye atılan toz tüm masumiyeti bitirdi. Gerilim tavan yaptı.
Kravat hediyesi ne kadar özeldi. Güzel onu takarken gözlerindeki aşk belliydi. Ayılmanın Hikâyesi detaylara çok önem vermiş. Sonra Fiona'nın o sinsiliği ortaya çıktı. Restoran sahibi olması işleri karıştırdı. Beyaz ceketlinin terlemesi kötü haberdi.
Fiona'nın kısa saçları ve siyah takımı çok havalı durdu. Ama niyeti hiç iyi değildi. Şampanyaya toz atarken eli titremedi bile. Ayılmanın Hikâyesi gerçekten beklenmedik dönüm noktaları sunuyor. Beyaz ceketli yakışıklının durumu içler acısıydı.
Romantik akşam yemeği kabusuna dönüştü. Kırmızı elbiseli güzel gidince Fiona hemen fırsat buldu. Beyaz ceketlinin boynundaki kızarıklık ilacın etkisini gösterdi. Ayılmanın Hikâyesi izleyiciyi sürekli şaşırtıyor. Bu kadar entrika yeter artık.
Işıklandırma ve şehir manzarası büyüleyiciydi. Piyano sesi eşliğinde başlayan hikaye dramaya dönüştü. Ayılmanın Hikâyesi görsel olarak da çok zengin. Fiona'nın omzuna koyduğu el sahip çıkma işaretiydi. Beyaz ceketlinin tepkisi ise saf öfke doluydu.