Yaşlı bilge, elindeki yelpazeyle adeta zamanı büken bir büyücü gibi. Salonun loş ışığı, ahşap kokusu ve çay buharı arasında kaybolmak, (Dublajlı) Kaybolan Savaş Tanrısı izlerken hissettiğim o derin atmosferi hatırlattı. Gençlerin alkışları ve kadının zarif tebessümü, bu kadim sanatın hala canlı olduğunu gösteriyor. Sanki her kelime, ruhumuza işleyen bir iğne gibi. Bu sahne, sadece bir performans değil, bir kültür mirasının nefes alışı. İzlerken kendimi o masalın içinde buldum, sanki ben de o masada oturanlardan biriydim.