Vivienne'in A seviyesi kontrolüyle kıyaslandığında, diğerlerinin F seviyesi komik kalıyor. (Dublajlı) Ofis Kölesinin Şeytan Rehberi'nde bu kontrast o kadar iyi işlenmiş ki, karakterlerin iç çatışmaları dış savaşlardan daha heyecanlı. Özellikle taht odasındaki o sessiz gerilim… nefesimi tuttum.
Kendini şeytan kahyasına yedirecek kadar acemi bir soylu, ordunun başına geçmek istiyor? Bu sahne (Dublajlı) Ofis Kölesinin Şeytan Rehberi'nin en sert eleştirilerinden biri. Kadın şövalyelerin alaycı bakışları, generalin sabırsızlığı… hepsi bir araya gelince, izleyici olarak biz de 'bu nasıl olacak?' diye merak ediyoruz.
'Sen bir erkek şeytansın, kadınların konuşmasına karışma' cümlesi, (Dublajlı) Ofis Kölesinin Şeytan Rehberi'nde feminist bir tokat gibi patladı. Kadın şövalyelerin otoritesi, erkek karakterlerin söz hakkını bile elinden alıyor. Bu tür sahneler, izleyiciye 'güç kimde?' sorusunu sorduruyor — ve cevap net: zırhlı kadınlarda.
Blaine ailesinin yeni varisi Vivienne, genç yaşına rağmen A seviyesi şeytan kontrolüyle sahneye çıkıyor. (Dublajlı) Ofis Kölesinin Şeytan Rehberi'nde bu giriş, tüm dengeleri değiştirecek gibi. Nazik ama ölümcül, iyi kalpli ama fedakar… bu karakterin gelecekteki rolü, izleyiciyi ekran başında tutacak en büyük neden.
Generalin öfkesi haklı, savaş alanı kimseye oyun bahçesi değil. Ama (Dublajlı) Ofis Kölesinin Şeytan Rehberi izlerken fark ettim ki, bu gerilim sadece güç gösterisi değil; kadın şövalyelerin birbirine meydan okuması, izleyiciyi ekran başına çiviliyor. Her bakışta bir tehdit, her sözde bir meydan okuma var.