İçeri girdikleri an atmosfer tamamen değişti. Adamın kadını duvara yaslayışı ve o yoğun bakışlar, izleyiciyi ekran başına kilitledi. (Dublajlı) Çatlak Aynadan Paris Manzarası gibi yapımlarda bile bu kadar doğal bir kimya görmek zor. Sessizlikleri bile konuşuyordu, her nefes alışverişleri gerilimi artırıyordu.
İkisinin de siyah giyinmesi tesadüf olamazdı. Sanki karanlık bir sırrı paylaşıyorlar ama birbirlerine sığınıyorlardı. Özellikle içerideki o yakınlaşma sahnesi, (Dublajlı) Çatlak Aynadan Paris Manzarası'ndaki estetik kaygıları andırıyordu. Işıklandırma ve kostüm seçimi karakterlerin ruh halini mükemmel yansıtıyordu.
Dışarıdaki soğuk yağmur ile içerideki sıcak gerilim harika bir tezat oluşturmuş. Adamın şemsiyeyi tutuş şekli bile dominasyonunu gösterirken, kadının dirençsiz duruşu hikayeyi derinleştiriyor. (Dublajlı) Çatlak Aynadan Paris Manzarası severler bu tür detaylı anlatımlara bayılacaktır. Her kare bir tablo gibi.
Hiç konuşmadan her şeyi anlatan bir sahne dizisi. Özellikle kapı girişindeki o duraksama ve ardından gelen duvar sahnesi, karakterlerin geçmişine dair ipuçları veriyor. (Dublajlı) Çatlak Aynadan Paris Manzarası'nda da gördüğümüz o 'söylenmemiş sözler' teması burada çok güçlü işlenmiş. Oyuncuların gözleri her şeyi söylüyor.
Gri duvarlar, neon ışıklar ve ıslak zeminler... Set tasarımı modern bir masal atmosferi yaratmış. Kadın ve erkeğin arasındaki çekim, (Dublajlı) Çatlak Aynadan Paris Manzarası'ndaki gibi klasik romantizm ile modern gerilimi birleştiriyor. Bu sahneleri izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım, tamamen hikayeye kapıldım.