Restoranın o lüks ama bir o kadar da soğuk atmosferi, karakterlerin arasındaki mesafeyi mükemmel yansıtıyor. Çağın Bey masaya oturduğunda havadaki elektrik değişti. Gölgedeki Aşk izlerken sadece diyaloglara değil, mekanın ruhuna da dikkat etmek gerekiyor. Her detay bir şeyler anlatıyor.
Kırmızı elbiseli kızın o masum duruşu ile diğer kadının şık ama mesafeli tavrı arasındaki tezatlık harika. Gölgedeki Aşk'ta kostüm seçimleri karakterlerin iç dünyasını ele veriyor. O koridorda yan yana yürürken bile aralarındaki görünmez duvarı hissetmemek imkansızdı.
Herkes masaya oturduğunda asıl oyun başlıyor. Çağın Bey'in o ciddi ifadesi ve etraftaki insanların meraklı bakışları... Gölgedeki Aşk dizisi, yemek sahnelerini bir savaş alanına çevirmeyi çok iyi biliyor. Çatal bıçak sesleri bile bu gerilimde farklı tınlıyor.
Hiç konuşmadan sadece bakışlarla ne kadar çok şey anlatılabilir? Gölgedeki Aşk'taki bu sahnede kelimelere gerek kalmadı. Çağın Bey'in o derin bakışı ve karşıdaki kadının kaçan gözleri, yılların hikayesini özetledi. Oyuncuların mimikleri gerçekten çok güçlü.
Çağın Bey'in elindeki o hediye poşeti sahne boyunca bir yük gibi durdu. Acaba içinde ne var? Neden şimdi veriyor? Gölgedeki Aşk izleyicisi olarak biz de o poşetin ağırlığını omuzlarımızda hissettik. Basit bir obje nasıl bu kadar anlam yüklenebilir, işte buna bayılıyorum.