Kıyamet Kehaneti izlerken o çocuğun gözlerindeki sarı parıltı beni benden aldı. Sanki çölün ruhu onun içine girmişti. Canavarın ortaya çıkışıyla birlikte herkesin yüzündeki dehşet o kadar gerçekti ki, ekranın başında nefesimi tuttum. Bu kısa film, korku ve umudu aynı anda veriyor.
İnsanların çölde koşuşturması, canavarın her an arkalarından gelme ihtimali... Kıyamet Kehaneti tam bir gerilim bombası. Özellikle o kadının kuma düşüp çığlık attığı sahne tüylerimi ürpertti. Sanki ben de oradaydım, kumların altında saklanmaya çalışıyordum.
O küçük çocuğun develerle konuşması, gözlerinin parlaması... Kıyamet Kehaneti bize bir kahraman mı sunuyor yoksa yeni bir felaketin habercisi mi? Karakterlerin birbirine bakışlarındaki şüphe ve korku, hikayeyi daha da derinleştiriyor. İzlemeye değer!
Kıyamet Kehaneti, tıpkı bir kum fırtınası gibi sizi içine çekiyor. Görüntüler o kadar canlı ki, çölün sıcaklığını hissediyorsunuz. Canavarın tasarımı da inanılmaz detaylı. Özellikle ağzını açtığı an, sanki ekranı yırtacak gibi geldi.
Herkesin yüzünde toz, ter ve korku... Kıyamet Kehaneti'nde kimin hayatta kalacağını tahmin etmek imkansız. O yaşlı adamın şaşkın ifadesi, genç kadının çaresizliği... Her karakterin bir hikayesi var ve hepsi bu çölde son bulabilir.