Beyaz gömlekli karakterin çaresizliği içimi acıttı gerçekten. Herkes eğlenirken o delikleri kapatıyor, ot topluyor. Ormanın Laneti: Dev Yılan gerilimi tam da bu noktada başlıyor bence. Diğerleri onu deli sanıyor ama tehlike kapıda. Son sahnede kıvılcımları görünce tüylerim ürperdi, kesinlikle saldırı başlıyor.
Kürk yelekli karakter ve desenli gömlekli kişinin umursamaz tavrı sinir bozucu. Sanki hiçbir şey olmayacak gibi gülüşüyorlar. Ormanın Laneti: Dev Yılan izlerken sürekli keşke dinleseler dedim. Beyaz gömlekli kişinin hazırlıkları boşuna değil, o kırmızı tozlu hendek ne işe yarayacak merak ettim.
Geri sayım sahneleri izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. Dört saat, iki saat derken nefes nefese kaldık. Ormanın Laneti: Dev Yılan içindeki bu zaman baskısı hikayeyi çok güçlendirmiş. Ahşap kulübedeki o klostrofobik atmosferi iliklerime kadar hissettim. Sürpriz sona hazır olun bence.
Karakterin elindeki ot torbasını kimse ciddiye almadı. Halbuki doğa ile bağları olan biri olduğu belli. Ormanın Laneti: Dev Yılan konusu böyle ince detaylarla ilerliyor. Yeşil yelekli kişi en azından şüpheli bakıyor, belki o yardım eder. Gece sahnesindeki gerilim muhteşemdi.
Kulübenin etrafına dizilen kuru otlar neyin habercisi acaba? Savunma mı yoksa tuzağın parçası mı? Ormanın Laneti: Dev Yılan senaryosu beni şaşırtmayı başardı. Beyaz gömlekli kişinin kararlılığı takdire şayan. Diğerleri eğlenceye dalmışken o hayatta kalmak için savaşıyor.
Finaldeki o kıvılcım sahnesi ile kalbim durdu sandım. Herkesin güldüğü yerde korku vardı aslında. Ormanın Laneti: Dev Yılan izleyenlere büyük bir ders veriyor gibi. Doğa ile uğraşmayın mesajı net. Karakterlerin ilişkileri de en az canavarlar kadar karmaşık görünüyor.