Yağmurlu gece, işten çıkan Li Wei'nin kamyonla çarpılması ve ardından hastanede uyanması inanılmaz bir gerilim yaratıyor. Uzay boşluğunda DNA sarmalı ve dijital küplerle karşılaşması, Utandıkça Güçleniyorum dizisinin başlangıcını andırıyor. Hemşirenin odaya girişiyle ekranda beliren görev metni, izleyiciyi şaşkınlığa uğratıyor. Bu an, sıradan bir hayatın nasıl bir oyunun parçasına dönüştüğünü gösteriyor. Li Wei'nin yüzündeki şok ifadesi, izleyiciye de bulaşıyor. Gerçeklik ile sanal dünya arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Bu tür sürprizler, izleyiciyi ekrana kilitliyor. NetShort'ta bu tarz içerikler, kısa sürede derin bir etki bırakıyor. İzleyici, Li Wei'nin yerine kendini koyup, 'Ben olsam ne yapardım?' diye düşünüyor. Bu tür psikolojik gerilimler, izleyiciyi içine çekiyor.