Saray salonundaki gerilim tavan yapmış durumda. Wu Heng'in o küstah tavrı ve bağırışları izleyiciyi ekrana kilitliyor. İmparatoriçe ise tüm bu kaosa rağmen buz gibi bir sakinlikle tahtında oturuyor. Bu sessiz güç gösterisi, Dondurucudaki Minyatür Dünya filmindeki o meşhur buzlanma sahnesini andırıyor. Karakterlerin mimikleri ve kostümlerin detayları tarihi bir atmosfer yaratmış.
Wu Heng karakteri sahneye çıktığı andan itibaren enerjiyi değiştiriyor. O tuvalet kağıdı rulosuyla yaptığı hareketler hem komik hem de tehditkar. Karşısındaki soyluların şaşkın bakışları olayın ciddiyetini artırıyor. Bu absürt durum, Dondurucudaki Minyatür Dünya filmindeki o beklenmedik komedi anlarını hatırlatıyor. Oyuncunun yüz ifadeleri gerçekten takdire şayan, öfke ve delilik arasında gidip geliyor.
Mavi giysili genç adamın yüzündeki şaşkınlık ve öfke karışımı ifade çok net okunuyor. Wu Heng'in saygısızlığına dayanamayıp müdahale etmeye çalışması gerilimi tırmandırıyor. Bu tür hiyerarşik çatışmalar, Dondurucudaki Minyatür Dünya filmindeki o dondurucu gerilim sahneleriyle benzerlik gösteriyor. Salonun dekorasyonu ve mum ışıkları sahneye epik bir hava katmış.
Geniş açı çekimlerde görülen saray salonu muhteşem görünüyor. Kırmızı halı, altın işlemeler ve dizilmiş muhafızlar büyük bir bütçeyi işaret ediyor. Wu Heng'in bu görkemli ortamda yarattığı kaos, Dondurucudaki Minyatür Dünya filmindeki o dar alandaki gerilimi andırıyor. İmparatoriçenin tahtı adeta bir kale gibi duruyor ve etrafındaki herkes onun emrini bekliyor.
İmparatoriçe hiç konuşmadan sadece bakışlarıyla salonu kontrol ediyor. Wu Heng ne kadar bağırırsa bağırsın, o sakinliğini koruyarak otoritesini gösteriyor. Bu psikolojik üstünlük mücadelesi, Dondurucudaki Minyatür Dünya filmindeki o sessiz çığlık sahnelerini andırıyor. Kostüm tasarımları ve saç aksesuarları dönemin zenginliğini yansıtıyor, her detay özenle düşünülmüş.