Şehzade'nin fırça saplarını ısırma alışkanlığından yola çıkarak yapılan bu suçlama ne kadar acımasız! Qing Hanım'ın tüm yazı malzemelerinden sorumlu olması onu doğrudan hedef haline getirmiş. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası'nda bu detaylar gerçekten dikkat çekici. İmparatorun 'Ne cüret!' diye bağırması salonu titretti. Adaletin yerini öfkeye bırakması üzücü.
Qing Hanım'ın 'Hünkarım, ben masumum!' diye yalvarışı yürek parçalayıcıydı. İmparatorun onu Terkedilmiş Saray'a kapatma emri vermesi ne kadar sert bir karar! (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası izlerken bu adaletsizliğe dayanamadım. Shen Qing'in sessiz duruşu bile bir şeyler saklıyor gibi. Bu sarayda kim gerçekten masum?
Shen Qing'in tüm bu olaylar karşısında neredeyse hiç konuşmaması çok dikkat çekici. İmparator ona doğrudan bakarken bile yüz ifadesi değişmedi. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası'nda bu karakterin iç dünyası merak uyandırıyor. Belki de en büyük sırrı sessizliğinde saklıyor. Diğerlerinin panik haline karşılık onun sakinliği şüpheli.
Na Xin meselesinin şimdi asıl öncelik haline gelmesi çok tehlikeli bir gelişme. İmparatorun 'geciktirme!' emri her şeyi değiştiriyor. (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası'nda bu yeni odak noktası gerilimi artırıyor. Qing Hanım'ın tutuklanması belki de daha büyük bir oyunun parçası. Na Xin'in bu işte nasıl bir rolü var acaba?
İmparatorun 'Askerler!' diye bağırmasıyla birlikte içeri giren muhafızların hızlı hareket etmesi çok etkileyiciydi. Qing Hanım'ı sürükleyerek götürmeleri ne kadar acımasız! (Dublajlı) Bir İdamlığın Şifası'nda bu sahneler gerçekten gerilim dolu. Sarayın her köşesinde tehlike var gibi. Kimse güvende değil bu duvarlar arasında.