Sarı taksi durduğunda nefesimi tuttum. O kapı açılıp kadın indiğinde, havadaki elektrik bile değişti. Adamın yeşil ceketle bekleyişi ve kadının trençkotuyla gelişi tam bir sinema sahnesi gibiydi. (Dublajlı) Dağılmayan Sis, Giden İnsan izlerken bu tür sürpriz anlar beni hep ekrana kilitliyor. Karakterlerin sessiz iletişimi, binlerce kelimeden daha güçlüydü.
O küçük kızın elindeki çanta ve kadının endişeli duruşu, anlatılmayan bir hikayenin parçaları gibi. Adamın sakin ama gergin tavrı, aile içindeki sırları ele veriyor. (Dublajlı) Dağılmayan Sis, Giden İnsan'da bu tür aile dramaları her zaman beni derinden etkiliyor. Özellikle o bandajlı el detayı, şiddet veya kaza mı diye düşündürdü. Merak uyandırıcı bir atmosfer.
Kadının mor bluzu, adamın yeşil ceketi ve sarı taksi... Renkler sanki karakterlerin ruh halini yansıtıyor. Mor hüzün, yeşil umut, sarı ise tehlike veya değişim mi? (Dublajlı) Dağılmayan Sis, Giden İnsan'ın görsel anlatımı bu kadar güçlü olunca, diyaloglara bile gerek kalmıyor. Her kare bir tablo gibi, izleyiciyi içine çekiyor. Sanatsal bir başyapıt.
Kadının dudakları titriyor ama ses çıkmıyor. Adamın gözleri dolmuş ama ağlamıyor. Bu sessiz çığlık, (Dublajlı) Dağılmayan Sis, Giden İnsan'daki en güçlü sahnelerden biri. Özellikle o son bakışma, her şeyi anlatıyor. Bazen en büyük acılar, en sessiz anlarda yaşanır. Oyuncuların mimikleri, senaryodan daha çok şey söylüyor.
Adamın takım elbiseli haliyle şimdiki hali arasındaki fark, zamanın nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Kadının inci küpeleri ve ciddi ifadesi, geçmişle yüzleşmek zorunda olduğunu anlatıyor. (Dublajlı) Dağılmayan Sis, Giden İnsan'da bu tür zaman atlamaları, karakter gelişimini mükemmel yansıtıyor. Her sahne, bir öncekinden daha derinleşiyor.