Oyun Bitirdikten Sonra Başladı derken gerçekten de işler kontrolden çıkıyor. Mavi saçlı çocuğun o soğukkanlı duruşu ile kuyudan çıkan dehşet verici yaratık arasındaki tezatlık tüyler ürpertici. Özellikle kuyudaki suyun aniden kan rengine dönüşmesi ve o çığlık sahnesi midemi bulandıracak kadar gerçekçiydi. Korku filmlerini seviyorsanız bu atmosfer tam size göre, kalp atışlarınızı hızlandırmaya garanti.
Hikayenin ortasında beliren pembe saçlı kadın karakter tüm dengeleri altüst ediyor. O korku dolu bakışları ve gümüş kıyafetiyle sanki başka bir boyuttan gelmiş gibi. Mavi saçlı çocuğun ona tepkisi ise ayrı bir merak konusu. Oyun Bitirdikten Sonra Başladı dediğimiz anda asıl gerilim bu ikili arasında kopuyor gibi. Karakter tasarımları o kadar detaylı ki her karede yeni bir ipucu yakalamak mümkün.
Küçük kızın o büyük, düğme gibi siyah gözleri var ya, işte asıl ürperti orada saklı. Bebeğine sarılışındaki masumiyet ile etrafındaki karanlık atmosfer arasındaki fark insanı deli ediyor. Oyun Bitirdikten Sonra Başladı cümlesi bu sahne için biçilmiş kaftan. Sanki o küçük beden de büyük bir laneti taşıyor. Animasyon kalitesi ve karakterin yüz ifadelerindeki o donukluk, izleyiciyi derin bir rahatsızlığa sürüklüyor.
Sürekli etrafta uçuşan kargalar ve o lanetli ağaç... Sanki her şeyi izleyen sessiz tanıklar gibiler. Mavi saçlı çocuğun kuyunun başında durduğu anlarda havadaki gerilimi hissetmemek imkansız. Oyun Bitirdikten Sonra Başladı derken kargaların çığlıkları da artıyor sanki. Bu detaylar hikayeyi sadece bir korku öyküsü olmaktan çıkarıp gotik bir masala dönüştürüyor. Her karede bir gerilim unsuru saklı.
Gözlüklü çocuğun ter içindeki yüz ifadesi ile kırmızı şapkalı gergin bakışlar... Her karakter korkuyu farklı yaşıyor ve bu çeşitlilik hikayeyi zenginleştiriyor. Oyun Bitirdikten Sonra Başladı dediğimizde herkesin tepkisi ayrı ayrı yürek burkucu. Özellikle gözlüklü çocuğun o panik halini izlerken kendimizi onun yerine koyuyoruz. Karakterlerin insani zaafları bu doğaüstü olaylar arasında çok gerçekçi duruyor.