Herkes Lu Ming'in tembel olduğunu söylüyor ama ben buna inanmıyorum. O sadece farklı bir yöntemle çalışıyor. (Dublajlı) Futbol Efsanesi bu konuyu çok ince işliyor. Lu Ming'in 'görevi tamamlamadım' demesi aslında bir itiraf değil, bir meydan okuma. Onun gözlerindeki o ışık, sıradan bir oyuncunun bakışı değil. Bu çocuk futbolu yeniden tanımlayacak gibi duruyor. Sabırsızlıkla maçını bekliyorum.
Muhabirin Lu Ming'in istatistiklerini okurken sesi titriyordu. 30 dakika bile oynamamış, golü yok ama yine de seçilmiş. Bu adaletsizlik mi yoksa deha mı? (Dublajlı) Futbol Efsanesi bu soruyu izleyiciye bırakıyor. Jack'in 'yüz yılda bir gelen deha' sözü ise her şeyi değiştiriyor. Lu Ming'in o sakin gülümsemesi, fırtına öncesi sessizlik gibi. Bu maçın sonucu tüm ligi sarsacak.
O kadın yöneticinin 'Çin futboluna hakaret edilmesine izin vermeyiz' sözü çok sertti. Ama Lu Ming'in 'Ben mi hakaret ediyorum?' sorusu daha da sert. (Dublajlı) Futbol Efsanesi bu diyalogla sistemin çürüklüğünü yüzüne vuruyor. Lu Ming'in 'bu işin içinde bir bit yeniği var' demesi ise herkesi şoke etti. Bu çocuk sadece futbol oynamıyor, sistemi sorguluyor. Cesur bir karakter.
Lin Cong'un 'Benimle maç yapmaya cesaretin var mı?' sorusu tüm salonu susturdu. Lu Ming'in 'Madem ölmek istiyorsun' cevabı ise buz gibi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi bu anı o kadar gerilimli işliyor ki, nefesimi tuttum. İki oyuncunun gözlerindeki elektrik, maçın ne kadar şiddetli geçeceğinin habercisi. Bu sadece bir maç değil, bir hesaplaşma. Sonuç ne olursa olsun, futbol tarihi değişecek.
Jack'in Lu Ming'i savunurken kullandığı 'sadece o ayak dışı pası bile yeterli' sözü çok anlamlıydı. Herkes istatistiklere bakarken, o yeteneği görüyor. (Dublajlı) Futbol Efsanesi bu detayla futbolun özünü hatırlatıyor. Jack'in Lu Ming'e olan güveni, diğerlerinin şüphelerine karşı bir kalkan gibi. Bu iki karakter arasındaki bağ, hikayenin en güçlü yanlarından biri. Gerçek dostluk böyle olur.