Nakamura'nın 'Top ayağımdayken oyunu ben kontrol ederim' sözü, Lu Ming'in topu çaldığı anda ne kadar boş bir iddia olduğu ortaya çıktı. Lu Ming'in 'Şimdi sıra bende!' diyerek atağa kalkması, maçın kaderini değiştirdi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi'nde bu güç değişimi o kadar hızlı ve etkileyici ki nefesinizi tutarak izliyorsunuz. Nakamura'nın şaşkın ifadesi her şeyi anlatıyor.
Lu Ming'in golü attıktan sonra bağırmaması, sevinç çığlıkları atmaması, zaferinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Sessiz bir özgüven, Nakamura'nın tüm gürültüsünü bastırdı. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, bu kontrastı mükemmel işliyor. Nakamura'nın ter içinde, nefes nefese kalırken Lu Ming'in sakin duruşu, gerçek bir şampiyonun portresini çiziyor. Taraftarların 'Kral Lu Ming' tezahüratı ise bu sessiz zaferin gürültülü yankısı oldu.
Nakamura'nın 'Gökkuşağı Çalımı' yapmaya çalışırken topu kaptırması, maçın dönüm noktası oldu. Lu Ming'in her hareketi önceden görmesi inanılmazdı. Sanki zamanı durdurup rakibinin hamlelerini tek tek analiz ediyordu. (Dublajlı) Futbol Efsanesi'nin bu sahnesi, futbolun sadece ayakla değil akılla da oynandığını kanıtladı. Nakamura'nın çaresizliği ekrana yansıdı.
Taraftarların coşkusu, özellikle kırmızı formalı takımın destekçilerinin tezahüratları stadyumu inletti. 'Yaşasın Çin' ve 'Kral Lu Ming' sesleri arasında Nakamura'nın yalnızlığı daha da belirginleşti. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, kalabalığın enerjisini o kadar iyi yansıtıyor ki sanki tribündeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Lu Ming'in golü sonrası spikerin heyecanı da cabası.
Lu Ming'in sadece skoru kazanmakla kalmayıp Nakamura'nın özgüvenini de yerle bir etmesi, bu maçın en çarpıcı yanıydı. Rakibinin en güçlü olduğu alanda onu alt etmek, gerçek bir ustalık işi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi'nde bu psikolojik savaş, fiziksel mücadeleden daha etkileyiciydi. Nakamura'nın ter içinde ellerine bakışı, yenilginin ağırlığını gözler önüne serdi.