Lu Ming sakat olsa da sahadaki hız mücadelesi hiç bitmedi. Beyaz saçlı oyuncunun rakibini kovalaması ve 'hız neymiş gör' diyerek meydan okuması tüyleri diken diken etti. Rakip takımın 'seninle doya doya maç yapmak isterdim' itirafı, karşılıklı saygının ve rekabetin en güzel örneğiydi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, animasyon kalitesiyle bu hız hissini izleyiciye mükemmel geçiriyor.
İngilizlerin bitmek bilmeyen saldırıları karşısında kalecinin o son anda yaptığı müthiş kurtarış maçı ayakta tuttu. Topun direğe çarpıp sekmesi ve kalecinin refleksleri, gerilimi zirveye taşıdı. Lu Ming'in yokluğunda herkesin ekstra efor sarf etmesi gerektiği belliydi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, savunma yapan oyuncuların da en az golcüler kadar kahraman olabileceğini kanıtlıyor.
Rakip forvetin 'dünya klası' olduğunu bir kez daha gördük. Boy avantajı ve topa vuruş tekniği, savunmanın hiçbir şey yapamadan golü izlemesine neden oldu. Lu Ming'in sakatlığıyla birlikte takımın bel kemiği kırılmış gibi görünse de, pes etmemeleri takdire şayan. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, gerçekçi bir şekilde yıldız oyuncuların maçları tek başlarına nasıl değiştirebildiğini anlatıyor.
Yorumcunun da belirttiği gibi, Lu Ming koşamayınca orta saha kontrolü tamamen kaybedildi. İngilizlerin fiziği çok güçlüydü ve Çin takımı baskı altında ezildi. Bu durum, tek bir oyuncunun takım sistemindeki ne kadar hayati bir rol oynadığını acı bir şekilde gösterdi. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, futbolun bireysel yeteneklerden çok takım uyumu ve fiziksel kondisyonla ilgili olduğunu vurguluyor.
Rakip oyuncunun Lu Ming'e karşı duyduğu saygı ve 'seninle doya doya oynamak isterdim' sözleri, sporun evrensel dilini yansıtıyordu. Düşmanlık değil, karşılıklı saygı ve gelişim arzusu ön plandaydı. (Dublajlı) Futbol Efsanesi, rakipler arasındaki bu derin bağları işleyerek hikayeye ekstra bir katman ekliyor. Sadece kazanmak değil, iyi bir maç çıkarmak da önemli.